Reklamın Tarihi Gelişimi

Ana Sayfa » Blog » Reklamın Tarihi Gelişimi
Kiragetiren Editör Kiragetiren Editör

12 ay önce

1081 kişi okumuş

Favorilere Ekle Tüm Yazıları
Reklamın Tarihi Gelişimi

Reklamcılığın ve reklamın geçmişi, bilinen tarihin ilk dönemlerine kadar eskiye dayanmaktadır. Arkeolojistlerin Akdeniz ve çevresindeki ülkelerde gerçekleştirmiş olduğu araştırmalarda ortaya çıkan bulgular, çeşitli olayların duyurusunun yapıldığını ortaya koymaktadır. Romalıların gladyatör savaşlarını duyurmak amacıyla duvarları boyadıkları, Fenikelilerin ise mallarına olan ilgiyi artırmak amacıyla geçtikleri güzergahlarda bulunan büyük kayalara çeşitli figürler yaptıkları ortaya çıkmıştır.

Gladyatör savaşları reklamı

Ortaçağda yerel tacirlerin ya da esnafların mallarını duyurmak ve tanıtmak amacıyla tellal ve çığırtkanların kullanıldıkları bilinmektedir. Ancak gerçek anlamda reklamcılık kavramı, 17. yüzyıla kadar kendini göstermemiştir. Bu tarihten sonra Kraliçe Elizabeth döneminde, nadiren de olsa gazeteler ve haber kitapları yayımlanmaya başlamıştır. 17. yüzyılın ortalarına doğru tek sayfalık gazetelerin, İngiltere’nin büyük kentlerinde düzenli olarak yayımlanmasıyla da yayıncılık daha düzenli bir hal almıştır. Esnaf ve tüccarlar fiyatlar, ürünlerle ilgili olan stok durumları, ithalat ve ihracatla ilgili olarak bilgi sahibi olmaya, aynı zamanda 30 Yıl Savaşları hakkındaki gelişmeleri takip etmek isteyen yeni nesil orta-sınıf okuyuculara ulaşmaya ihtiyaç duymuşlardır.

Tek sayfalık bu gazeteler; yurt dışı haberleri, ticarete ilişkin nakliye zaman tablolarını, ithalat ve ihracat listelerini ve çeşitli kitap satıcılarının, peruk üreticilerinin ve esnafların çeşitli küçük duyurularını barındırmış, zaman içerisinde bu küçük ilanlar ciddi biçimde önem kazanmaya başlayarak belirgin bir şekilde tek sayfalık gazetelerde sıklıkla yer almıştır. İngiliz İç Savaşı süresince habere olan talebin artmasıyla birlikte, içeriğinde abartılı başlıklara da yer veren tek sayfalık gazetelerin sayısında ciddi bir artış meydana gelmiştir. Bu da tek sayfalık gazetelerin daha popüler bir hale gelmesine neden olmuştur. Bu gazetelerde ticari ilanların yanında, kayıp ilanları, kanun kaçakları ve onları yakalayanlara verilen ödüller de yer almıştır. Ancak bu dönemde en çok dikkati çeken reklamlar, ilaç ve doğaüstü tedavi yöntemlerine yönelik verilen ilanlar olmuştur. Bu da çağdaş reklamcılıkta var olan reklam sınıflandırmalarının ilk örneklerini oluşturmaktadır.

Tek sayfalık New Castle Gazetesi

17. yüzyılın ortalarına doğru ise reklamların türü ve çeşitliliğinde farklılıklar söz konusu olmaya başlamıştır. İngiltere’de 1665 yılında vebanın yaygınlaşması sonucunda, bu hastalığın tedavisinde kullanılan ilaçlara ait el ilanları dağıtılmaya ve duvarlara posterler asılmaya başlandığı bilinmektedir.

Veba ilacı reklamı

18. Yüzyılda Reklamlar

18. yüzyılda okuryazar sayısının giderek artmaya başlaması, orta ve üst kesim sınıflarının ortaya çıkmasına neden oldu. Gazetelerin ve yayın organlarının giderek gelişmesi sonucunda, 1702 yılında İngiltere’deki ilk gazete, The Daily Courant düzenli olarak yayın hayatına başlamış oldu. 1704 yılında Boston Gazetesi, tarihte sayfalarına ilk kez reklam alan gazete oldu. Bu gelişmeleri, sosyal gazetecilik anlayışının ortaya çıkmasına neden olan ve kadın okuyucuları hedefleyen Tatler’in 1709, Spectator gazetesinin de 1711 yılında yayına başlaması takip etti.

İngiltere’deki ilk gazete The Daily Courant

1712 yılında devlet tarafından ilk kez reklamlardan vergi alınmaya başlanmasına rağmen, gazetelerde yayımlanan reklamların sayısındaki artış devam etti. Bu dönemde yapılan reklamlar, genellikle tek satırdan veya tek kolondan oluşmakla birlikte pek azında görsel unsurlar yer almaktaydı. Aynı zamanda gazetelerde yer alan reklamlardaki çeşitlilik de giderek artmaktaydı. Zaman içerisinde ürünler arasındaki rekabetin artmaya başlaması ile birlikte, yapılan reklamlardaki görsellik artmaya ve çizimler kullanılmaya başlandı. Bu dönemle birlikte günümüz reklamcılığına doğru gerçekleşen gelişmelerin ilk örnekleri görülmeye başlarken, zamanla birlikte farklı türde ilan çeşitleri gazetelerde yer aldı. 18. yüzyılın ortalarına doğru, İngiltere’nin Kuzey Amerika kolonilerinde pek çok gazete, reklam yayıncısı olarak bilinmeye başladı ve az sayıdaki zenginlerin oluşturduğu elit okuyucu kitlesini hedefleyen pek çok ilana sayfalarında yer verdi.

18. Yüzyılda gazetelerde yayınlanan reklamlardan biri..

Başlangıçta, ürün veya hizmetinin reklamını yapmak isteyen kişiler, kendi reklamını tasarlayarak bunu ilgili medya kurumuna, ilanın yayımlanması amacıyla iletmekteydi. Ya da hali hazırda kendi sayfaları için tasarım yapan gazete veya dergilere, reklamının da tasarlanması ve yayımlanması için ücret ödemekteydi. Ancak zaman içerisinde yaratım, tasarım ve medya yerleşim süreçlerinin finansal bir fırsat ve değer olarak ortaya çıkması, reklam ajansı kavramını da beraberinde getirdi.

19. Yüzyılda Reklamlar

Tarihteki bilinen ilk reklam ajansı Amerika Birleşik Devletleri’nde 1842 yılında Volney B. Plamer tarafından kuruldu.

İlk reklam ajansı V. B. Plamer

Ancak Palmer’ın kurduğu bu reklam ajansı, günümüzde bilinen anlamıyla bir reklam ajansından çok, gazeteler için çalışan ve yayımlanacak ilanlar için yer tahsis eden, yani bilinen anlamıyla medya satın alma sürecini gerçekleştiren ve bunun karşılığında müşteriden komisyon alan bir oluşumdu. George P. Rowell, Boston merkezli kurmuş olduğu reklam ajansında, ülkedeki tüm gazetelerin ve bu gazetelere ait ücret ve komisyonların yer aldığı bir endeks oluşturarak işe farklı bir boyut kazandırdı. Ticaretin zaman içinde gelişmesi ile birlikte Rowell, 1869 yılına gelindiğinde tüm Amerika Birleşik Devletleri’ni kapsayan 5,000 gazetelik bir içeriği müşterilerine sunmaktaydı.

George P. Rowell reklam ajansı

19. yüzyılın ilk yarısında yaşanan ekonomik gelişmeler, yayınlanan reklamlardaki sayısal artışın da habercisi oldu. Toptan ve perakende satış yapan kişiler, reklam mesajlarının istedikleri kişilere ulaşabileceği medya organlarında çalışan insanlara reklamlarının yayımlanması için talepte bulundular. Bu dönemdeki reklamlarda mesajlar tüketiciye ya da ilgili kitleye direkt olarak verilmekteydi. Tıpkı ilanların hazırlanması ve yayımlanması için direkt olarak gazetedeki kişilere herhangi bir aracı olmaksızın bu görevin verilmesi gibi. 1840’larda Amerikan endüstrisinin tam kapasite çalışarak ulaşımın, iletişim kanallarının ve buna bağlı olarak yayınlanan gazete sayısının artması ile birlikte reklamcılık da bu büyümeden etkilendi.

The Philadelphia Public Ledger Amerikan İç Savaşının ardından (1865) seri ilanlar departmanını kuran ve tanıtımını yapan ilk gazete olarak bilinmektedir. Yayımlanan gazetelerin ve buna bağlı olarak gazetelerde yer alan reklamların sayısının artması ile birlikte, gazeteler arasında daha çok reklam alabilmek adına bir rekabet ortaya çıkmaya başladı. Bu rekabet, gazetenin müşterisine hem ilanını yayımlamak için yer tahsis etmesi hem de yayımlanacak ilanın fikirsel ve görsel olarak tasarlanması konularını kapsamaktaydı. Bu rekabet, daha iyi fikir ve daha etkili reklam unsurunu tetikleyerek, müşterisine hem medya satın alma gerçekleştiren hem de ilanı için yaratıcı fikirler bulan “yaratıcı” reklam ajansı kavramını ortaya çıkardı.

Böylece önce gazetelerde müşterileri için yer satın almaya başlayarak reklamcılık tarihini oluşturan ajanslar, daha sonra yaratıcı çalışmaların yapılmaya başladığı ve tasarım anlayışının da süreçlere dahil edildiği bir hale dönüştü. Daniel M. Lord ve Ambrose L. Thomas’ın 1881 yılında kurdukları ajans, gazetelerde yayımlanacak reklamlar için yer satın almak yerine, bu reklamları tasarlamaya başladı. Calkins & Holden, reklam ajanslarında kurdukları sanat departmanı ile bu konudaki gelişmeye önderlik ederken, aynı zamanda metin yazımı ile ilgili yenilikleri de beraberlerinde getirdiler.

20. Yüzyılda Reklamlar

Calude C. Hopkins, reklamcılık tarihinde, reklamın öncesi ve sonrasında araştırmanın önemini vurgulayarak, reklamın asıl amacının satışlara katkı sağlamak olduğunu ve satışları artırmayan reklamın değerinin olmadığını ortaya koyarak, bu gelişimde önemli bir rol oynadı.

Günümüzde halen kullanılmakta olan, ilanın belirli bir bölümünde yaratıcı ajans veya kurumun logosuna yer verme uygulamasını da ilk olarak Hopkins kullandı. Hopkins, aynı zamanda reklamını yaptığı Schlitz marka bira şişelerinin basınçlı buhar ile temizlendiği bilgisini yaptığı ilanda kullanarak, benzer şekilde şişeleri temizlenen diğer bira markalarının önüne geçerek, 1950’lerde Ted Bates & Co için çalışan Rosser Reeves’in ilk kez ortaya attığı Unique Selling Proposition kavramını da uygulamada ilk kullanan isim oldu. Hopkins, reklamını yaptığı ürünün, muadillerine göre var olan farklılıklarını ortaya koyma yolunu izleyerek, reklamcılıkta yeni bir yaklaşımı hayata geçirdi.

İlerleyen zamanlarda reklamcılığın babası olarak nitelendirilen Albert Lasker, J. Walter Thompson ve son dönemde David Ogilvy, klasik reklamcılığı günümüze dek taşıdılar.

Radyolarda ilk reklam, Amerika Birleşik Devletleri’nde 1922 yılında yayımlandı. Bu ilk radyo reklamının ardından iki yıl içinde radyolar oldukça büyük ve önemli bir reklam mecrası haline geldi. 1922 yılında 500 farklı radyo istasyonu yayın yapmakta ve toplamda 2 milyon hanede radyo bulunmaktaydı. 15 yıl sonra radyo üretimindeki maliyetin düşmesi sonucu ucuzlayan fiyatlar sayesinde, her 3 evden 2’sinde radyo bulunur hale geldi. 1940 yılında ise toplamda 4 milyon hanede radyo vardı. Programlar, haberler, oyunlar ve komedi programları ile 1935 ile 1950 yılları arasında radyo altın çağını yaşadı.

Televizyon terimi ilk defa 1900 yılında kullanılmış olmasına rağmen, gelişimini tamamlayarak geniş kitlelere yayılan bir medya aracı haline gelmesi 1950’lerin başlarına kadar sürdü. 1941 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nde siyah-beyaz televizyon yayınında ilk ticari televizyon reklamı yayımlandı.

19. yüzyılın başlarında gazete ve dergilerin yani basılı medyanın önemi, dağıtılan el ilanları, posterler, esnafların ürün listelerini barındıran kartlar ve sokaktaki çığırtkanlar kadar değere sahip değildi. Aynı yüzyılın ortalarına doğru gazete ve dergiler ciddi bir önem kazanmaya başlarken, 20. yüzyılla birlikte radyo ve televizyon mecralarının ortaya çıkışı ile birlikte reklamcılar için dört temel yayın unsuru kesinleşmiş oldu.

Reklam ve reklamcılık, tarih boyunca farklı değişimler geçirmiştir. 1900’lü yıllara kadar reklamlar, bilgi içeren ve ürünün sunduğu faydaları aktaran bir yapıdaydı. Bu dönemdeki reklamların içeriğinde aynı zamanda ürünün fiyatı ve rakiplerine karşı olan üstün yönleri de yer alıyordu. 1920’li yıllarda tüketicilerin toplumda yer aldıkları sınıflar gözetilerek reklam içerikleri oluşturulmaya başlandı. Lüks tüketim ürünleri, yüksek gelire sahip kişilere bu doğrultuda hazırlanan reklamlar aracılığıyla duyuruldu. 1930’lu yılların başında reklamlar, üründen çok tüketiciyi merkeze almaya başladı. Ürünlerin denenerek tavsiye edildiği testimonial kavramı, bu dönemlerde kullanılmaya başlandı. Reklamlarda kullanılan temalar aile, sosyal statü ve sağlık gibi tüketiciyi hedef alan doğrultudaydı. 2. Dünya Savaşı’nın ardından 1950’li ve 1960’lı yıllarda reklamlar, tüketicinin, kendisini mutlu, huzurlu, rahat ve güven içinde hissedebilmesi için belirtilen ürünü satın almasının gerekliliği üzerine kuruluydu. Bu dönem aynı zamanda reklamda görsellik çağının başladığı yıllara rastlamaktaydı. Reklamcılığın en önemli isimlerinden David Ogilvy, bu dönemde ürün görseli, uzun dönem marka kimliği, tüketici sadakati ve ürün imajı gibi kavramları ortaya koydu. 1970’li yıllar; kullanılan ürünlerin yani markaların, tüketicilerin içinde bulunduğu sosyal sınıfı tanımlamaya başladığı dönemler oldu. Marka bağlılığı ve tercihi ilk olarak bu dönemde artış göstermeye başladı.

 

1980’li yıllardaki reklamcılık anlayışı daha çok iyimser bir tavır sergilerken, bu dönemde, özellikle Mc Donalds kampanyaları, tüm tüketicilere yönelik tek tip kampanyaların dışına çıkarak, aynı ürün için pazarı farklı bölümlere ayırma stratejisini izledi ve yetişkinler için farklı, çocuklar için yaratılan Ronald Mc Donald karakteri ile farklı kampanya mekanizmaları düzenledi.

1990’lı yıllar ise, tüketicilerin reklam mesajlarına karşı doygunluk seviyesine gelmesi ile daha agresif ve manipülatif eğilimler göstermeye başladı. Bu dönemdeki en temel yaklaşım, potansiyel satın alıcıları problemlerinin tanımlanarak, buna uygun çözümün onları sunulması şeklindeydi.

Reklamlar tarihi gelişim sürecinde olduğu gibi, günümüzde de değişiklik göstermeye, farklı yaklaşımları ve sunuş biçimlerini geliştirmeye devam etmektedir. Gazete veya dergi ilanları ele alındığında, reklamcılığın ilk dönemlerinde daha çok metin ağırlıklı olan reklam çalışmaları, zaman içinde daha çok görselliğe yönelerek, özellikle son dönemde pek çok ilanın içeriğinde markanın logosu hariç hiçbir yazı barındırmaması ile daha sade bir yapıda karşımıza çıkmaktadır. Bu da gelişen rekabet ve artan ürün sayısı nedeniyle tüketicilerin çok fazla reklam mesajına maruz kalmalarından dolayı reklamların daha çok dikkati çeken yapıda olmasının gerekliliğinden kaynaklanmaktadır.

21. Yüzyılda Reklamlar

2000’li yıllarda sosyal medya ve dijital pazarlama reklam sektörünü komple değiştirdi. Internetin doğuşu her ne kadar 1983 yılında ARPANET’te TCP/IP protokolünün kullanılmaya başlanması kabul edilse de, yaygın kullanım 1991’den sonra, ilk World Wide Web sitesinin devreye girmesi ile başladı. 1991 ve 1997 yılları arasında internet kullanımı yıllık ortalama %850 ile büyüdü.

1998 yılında Google’ın kuruluşu internet reklamcılığında çok önemli bir değişimin başlangıcını haber veriyordu. 2000 yılı Mart ayında dünya genelinde 304 milyon insanın internet erişimi vardı. Bu sayı 2012 Haziran ayında 2,4 milyara ulaştı.

2013 yılının ilk yarısında İngiltere’de mobil reklamcılık %127 büyüyerek 429 milyon sterlin değerine ulaştı. Video ilanlar ise %86 büyüyerek 135 milyon sterlin oldu. ABD’de dijital reklamların pazar payı 2012 yılında %19 iken, 2013 yılında %22’ye çıktı.

Kaynaklar: Taşyürek, Taş ve Şahım, Akbulut ve Balkaş, Ünsal, Elden, Ryan.

Yazar Hakkında

Kiragetiren Editör

Kiragetiren Editör Sitemizdeki bilgiler size yardımcı olmak için derlenmiştir. Bilgilerin hata ve eksikliğinden ve ticari amaçla kullanılmasından doğabilecek zararlardan Kiragetiren.com hiçbir şekilde sorumluluk kabul etmemektedir.

Kiragetiren.com'da yer alan tüm içerik, görüş ve bilgilerin doğruluğu, eksiksiz ve değişmez olduğu, yayınlanması ile ilgili yasal yükümlülükler içeriği oluşturan kullanıcıya aittir. Bu içeriğin, görüş ve bilgilerin yanlışlık, eksiklik veya yasalarla düzenlenmiş kurallara aykırılığından Kiragetiren.com hiç bir şekilde sorumlu değildir. Sorularınız için ilan sahibi ile irtibata geçebilirsiniz.